2014 Yerel Seçim Sonuçları

Standart

2014 Yerel Seçim Sonuçları ysk İl ve ilçe bazında ve köy sonuçları

2014 yerel seçim Sonuçları

2014 yerel seçim Sonuçları

Seçim Anketleri ne kadar seçim sonuçlarına yakın tablolarla karşımıza gelsede yeni 2014 seçim sonuçları hangi parti hangi ilde ne kadar oy aldı mahalle ve köy seçim sonuçları 2014 yerel seçimlerine damgasını vuran belediye başkan adayları ve Bursa ,  yıldırım, nilüfer, inegöl, istanbul, ankara, adana, marmara bölgesi ve tüm illerin Yerel Seçim Sonuçları na Buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz

 

E ticaret ile alakalı mevzuat

Standart

E Ticaret faaliyetinde bulunmak isteyen firmaların uyması gereken yasal düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemelerin kapsamında ticaret hukuku, borçlar hukuku, tüketicinin korunması, vergi hukuku, elektronik haberleşme konusunda düzenlemeler,
elektronik imza, internette yapılan yayınlara ilişkin düzenlemeler ve fikri sınaî hakların korunması gibi alanlar yer almaktadır.
Yeni Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte elektronik ortamda yapılan işlemler ticari hayatta hukuki dayanağını kazanmıştır. Ticaret Kanunu gibi genel nitelikte çoğu
uyuşmazlıkta uygulanabilecek bir kanuna elektronik ortama ilişkin kavramlar yerleştirilmiştir.
Ülkemizde e-ticareti ilgilendiren hükümlerin yer aldığı düzenlemeler;

• 1982 tarihli Anayasa
• 14 – 2-2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
• 4-2-2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
• 8-3-1995 tarih ve 22221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
• 14-3-2003 tarih ve 25048 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
• 12-10-2004 tarih ve 25611 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

• 14-6-2003 tarih ve 25137 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mesafeli
Sözleşmelere Dair Yönetmelik
• 4-5-2007 tarih ve 26530 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen
Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun

• 30-11-2007 tarih ve 26716 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
• 10-11-2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5809 sayılı
Elektronik Haberleşme Kanunu
• 23-1-2004 tarih ve 25355 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5070 sayılı
Elektronik İmza Kanunu
• 6-6-2006 tarih ve 26190 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İhracat Yönetmeliği Ayrıca e-ticareti düzenlemek için hazırlanan ve halen TBMM’de üzerinde çalışılan
Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ve Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı ve Elektronik Para Kanunu Tasarısı ayrı ayrı yasalaştıkları zaman bu düzenlemelere eklenecektir.
e ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı icaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı icaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı
Avrupa Birliği (AB) mevzuatı içinde e-ticareti düzenlemek ve belirli standartlar
getirmek amacıyla çeşitli düzenlemeler bulunmaktadır. Bunlar 2000-31 sayılı Bilgi Toplumu Hizmetlerinin, Özellikle Elektronik Ticaretin Ortak Pazardaki Bazı Yönleri Hakkındaki Direktif ile 2002-58 sayılı Elektronik İletişimde Kişisel Verilerin İzlenmesi
ve Gizliliğin Korunması Direktifidir. Tasarının amaçlarından birisi de söz konusu AB mevzuatına uyumun sağlanmasıdır.

Tasarının hazırlanması çalışmaları sırasında, söz konusu Direktif hükümlerinin yanı sıra Avrupa Birliği tarafından bu Direktifi değiştiren yeni Direktif hükümleri de değerlendirilmiştir. Tasarıyla yapılan düzenlemeler üç ana başlık altında toplanabilir.
Bunlardan ilki Elektronik ortamda hizmet sunanlara sözleşme yapılırken bilgi vermeye, sözleşme metninin sonradan erişilebilir kılınmasına ve hataların sonradan düzeltilebilmesine imkân verilmesine ilişkin yükümlülükler getirilmesidir. Bu
düzenlemenin amacı alıcının satın alacağı mal ya da hizmeti tanıyabilmesinin ve
yanıltılmasının engellenmesini sağlamaktır. Aynı zamanda hizmet sağlayıcının alıcının siparişini aldığını gecikmeksizin elektronik iletişim araçlarıyla teyit etmesi şart koşulmaktadır.

Sipariş verilmeden önce de tüm yapılan girişlerin etkili bir şekilde sunulmasını öngörmektedir. Tasarıyla düzenlenen ikinci temel alan ise iletişim ve istenmeyen
elektronik postalara ilişkindir. Tasarıyla, kişilere, önceden onayları alınmaksızın ticari nitelikli elektronik posta, faks, SMS, vb. iletilerin gönderilmesi engellenmektedir. Yani Avrupa Birliğinin konuya ilişkin direktifine uygun olarak önceden izin alma yöntemi
esası benimsenmektedir. Ticari hayatın gereklilikleri göz önünde bulundurularak,
esnaf ve tacirlere önceden onay alınmaksızın ticari nitelikli elektronik iletilerin gönderilmesine imkân tanınmıştır. Fakat esnaf veya tacirler ile diğer kişiler, istedikleri
zaman elektronik posta almayı reddetme hakkına sahip olacaklardır. Üçüncü alanda da kişisel verilerin korunması amaçlanmakta ve hizmet sağlayıcıların kişisel verileri
kişinin onayı olmaksızın kullanması engellenmektedir
E ticaret in gelişiminin önünde bulunan engellerden biri gizlilik endişesidir. TÜİK’in
yaptığı anket çalışmalarında, kişisel verilerinin gizliliğinden endişe ettiği için internetten alışveriş yapmayanların oranı %17 olarak belirtilmiştir.
Bu önemli konuyla ilgili 1982 tarihli Anayasa’da yer alan kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemeler  internet ortamındaki bilgi
paylaşımı göz önüne alınarak hazırlanmamıştır. İnternette herkesin rahatlıkla aradığı bilgiye ulaşabilmesi, paylaşabilmesi ve e-ticaret işlemleri için de bireylerin özel kişisel
bilgilerini farklı e-ticaret siteleriyle paylaşıyor olması kişisel verilerin korunmasıyla ilgili ciddi tehdit oluşturmaktadır.
Bir kişinin, kişisel verilerinin izinsiz kullanıldığını iddia ederek mahkemeler önünde hakkını araması için sadece Anayasal düzenleme yeterli değildir, kanuni düzenlemeler
gereklidir. Zira Anayasa düzenlemeleri normatif düzenlemeler olup, geniş bir çerçeve çizer. Anayasal temele dayanan kanuni düzenlemeler ise Anayasa düzenlemelerine göre daha detaylıdır ve mahkemelerde gerekli korumayı sağlar. Ayrıca Anayasa
hükümlerinde suç ve yaptırım bulunmaz. Anayasa bir ceza kanunu değildir. Anayasal düzenlemelerin kişisel verilere ilişkin olanları, temel hak ve özgürlüklerimize dair düzenlemelerdir. Tazminat talep eden veya suç işlendiğini iddia ederek karşı tarafın cezalandırılmasını talep eden kişi, buna göre, yaptırımı bulunan düzenlemeyi öne
sürerek dava açabilir. Borçlar Kanunu, Medeni Kanun ve-veya Ceza Kanunları gibi genel kanunların düzenlemelerine veya özel kanunların düzenlemelerine göre mahkemelere başvurabilirTürkiye’de kişisel verilerin korunmasıyla ilgili mevcut bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 135. Maddesinde “Kişisel verilerin kaydedilmesi” konusu ele alınmakta ve hukuka aykırı olarak kaydedenlere ceza öngörülmektedir. 136 ve 137. Maddelerde de bu verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmenin 138. Maddede de yok etmemenin cezası belirtilmektedir. 134. Maddede  de özel hayatın gizliliğini ihlal edenler için ceza belirtilmektedir.Avrupa’da “Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması”na ilişkin 108 sayılı Avrupa Konseyi Sözleşmesi, daha önce Konsey Bakanlar
Kurulu tarafından kabul edilen tavsiye kararları ayrık olarak, bu konuda atılmış en ciddi ve düzenleme amaçlayan adımdır. 28 Ocak 1981 tarihinde imzaya açılan sözleşme, Konsey üyesi diğer devletlerle birlikte Türkiye tarafından da imzalanmış, ancak Türkiye, Sözleşmenin onaylanabilmesi için imzacı devletin öngörülen ilkeler çerçevesinde bir yasa kabul etmesi zorunluluğunu henüz yerine getirmemiştir. Öte yandan, Avrupa Birliği
ilgili konuda çalışmalarını sürdürmüş ve önce 1995 yılında 95-46-EC sayılı “KişiselVerilerin İşlenmesi ve Serbest Dolaşımı Bakımından Bireylerin Korunması” konulu Direktifi hazırlamıştır. Bu düzenleme ile bütün üye ülkelerdeki bireylerin, vatandaşlıkları
söz konusu olsun olmasın, kişisel verilerinin korunması ve bu verilerin Avrupa Birliği sınırları dahilinde serbest dolaşımını sağlayacak açık ve güvenli bir düzenleme yapılması
amaçlanmıştır. 2002 yılında ise, bu Direktifi takiben, “Elektronik İletişim Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Mahremiyetin Korunması”na ilişkin 2002-58-EC sayılı Direktif kabul edilmiş ve 1995 tarihli Direktif’in, bilişim teknolojilerinin hızlı gelişmesi
karşısında yetersiz kalmasının önlenmesine çalışılmıştır. Türkiye’nin, Avrupa Konseyi’nin 108 sayılı Sözleşmesi’ne imza koyan ve Avrupa Birliği üyeliğini hedefleyen, bu nedenle de mevzuatını AB mevzuatı ile uyumlaştırmaya çalışan bir ülke olmasından hareketle,
kişisel verilerin korunması ile ilgili bir mevzuat çalışması planlanmış ve bir kanun tasarısı hazırlanmıştır Bu tasarı esas olarak kişisel verilerin yasal ve dürüst bir şekilde toplanması ve işlenmesi, belirli ve meşru amaçlar için güncelleştirilmesi ve kullanım amacına uygun bir süre için muhafaza edilmesi, verilerin amaca aykırı olarak paylaşılmaması, veri sahibi kişinin hakkındaki verileri öğrenme, değiştirme ve gerekirse silme haklarını düzenlemektedir.
Tasarı ile amaçlanan, kişisel verilerin korunması, yani kişisel veri sahibi kişilerin haklarının, bu verileri toplayanlar karşısında ihlalinin engellenmesidir 2.6.1.1 Verilerin K Verilerin Kullanım ullanım ullanım Süresi E Ticaret şirketi, müşterilerinin kişisel bilgilerini saklayabilir. Kişi bu tür siteleri kullanmak için sitede kendi adına hesap oluştururken kendisinden kişisel verilerini girmesi istenir.
Kişi sisteme kayıtlı kaldıkça bu veriler sistemde tutulur.
Kişisel verilerin saklanma süresine ilişkin hüküm Kişisel Verilerin Korunmasına Dair Kanun Tasarısında m. 5-1-d bendidir. Amaç için gerekli süre kadar muhafaza edileceği yer almaktadır. Ancak aynı hükmün 2. Fıkrasında ilgili mevzuatta yeniden işlenme
amacına yönelik yeterli koruma sağlandığında kişisel veriler, tarihsel, istatistiksel veya bilimsel amaçlarla yeniden işlenebileceği gibi kaydedildikleri amaçtan daha uzun süre saklanabileceği hükmün istisnası olarak belirtilmektedir.
Ayrıca 14-07-1934 tarih ve 2751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2559 sayılı PVSK (Polis Vazife Ve Selahiyet Kanunu) m. 5 uyarınca cezai yargılama kapsamında parmak izi-DNA örneği gibi alınan kişisel verilerin sistemde tutu kişisel verilerin sistemde tutulma süresi, ölümünden itibar lma süresi, ölümünden itibaren
10 yıl ve her halde 80 yıl olarak belirlenmiştir 10 yıl ve her halde 80 yıl olarak belirlenmiştir 80 yıl olarak belirlenmiştir
2.6.1.2 Verilerin Verilerin Kullanım ullanım ullanım Amaçları ve maçları ve maçları ve Verilere erilere erilere Ulaşabilecek laşabilecek laşabilecek Yetkililer etkililer etkililer
Ceza hukuku alanında soruşturma ve kovuşturma aşamalarında kişisel veriler kullanılabilir. Bunun dışında kanunların imkan verdiği ölçüde kullanılabilir. Ayrıca Kişisel
Verilerin Korunmasına Dair Kanun Tasarısının 10. maddesinde kişisel verilerin araştırma,
planlama ve istatistik gibi amaçlarla anonim hale getirilmeleri şartıyla işlenebilecekleri düzenlenmiştir ancak veriyi işlemeye yetkili kişinin kim-kimler olacağı, hangi niteliklere
sahip olması gerektiği belirtilmemiştir
Verilerin kullanımı ve paylaşılması konusunda kişisel verilere ve e-ticarete ilişkin (örneğin istenmeyen e-posta konusu) bir mevzuat bulunmamaktadır
Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın 10. Maddesi’nde kişisel
verilerin korunması amaçlanmakta ve hizmet sağlayıcıların kişisel verileri kişinin onayı olmaksızın kullanması engellenmektedir. Madde 3’te de hizmet sağlayıcılarının bilgi verme yükümlülüğü düzenlenmekte ve uygulanan gizlilik kurallarının ve alternatif
uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına ilişkin bilgilerin belirtilmesi zorunlu kılınmaktadır

eticaret kanalından ihracat

Standart

E ticaret kanalından ihracat

Türkiye, en önemli sorunlarından biri olan cari açığı azaltmak için ihracatını devamlı arttırmak isteyen ve bu yönde başarılar elde eden bir ülkedir. Bununla birlikte Türkiye,
gerek şirketten tüketiciye, gerek şirketler arası e-ticareti ihracat yolunda yeterince kullanamamaktadır. Bir perspektif vermek gerekirse BKM verilerine dayanarak, sanal POS’ların değer olarak sadece %1’i yurtdışı kartlar üzerinden gerçekleşmektedir.
e-ticaret yoluyla ihracatın potansiyelini yakalayamamasının önündeki sorunları üç
başlıkta ele alabiliriz:
• Yurtdışı pazarlarla ilgili sorunlar: Yurtdışı pazarlarla ilgili sorunlar: Bunların başında yurtdışı e-ticaret tüketicilerinin
aradıkları ürünleri kendi ülkelerinden güvenle almaları, olası durumlarda iade sorunları yaşamaktan çekinmeleri ve nakliyenin vakit alması ve maliyeti olması gelmektedir.
• e ticaret sitelerinin kendi sorunları ticaret sitelerinin kendi sorunları ticaret sitelerinin kendi sorunları: Bu sorunların arasında yurtdışı tüketicisinin veya şirketlerinin ilgisini çekecek çeşitliliği ve fiyat cazibesini sunabilecek büyüklükte pazaryeri olmaması, internet sitelerinin çoğunda yabancı
dil seçeneğinin, hatta yurtdışına sevkiyat seçeneğinin bulunmaması sayılabilir

• Mevzuat ile ilgili sorunlar: İleride mevzuat bölümü Mevzuat ile ilgili sorunlar nde daha detaylı değinileceği
gibi, “hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı brüt 150
kilogramı ve değeri 7.500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile aynı  miktar ve değeri geçmeyene serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve
mahiyet arz etmeyen eşya ile numunelik eşya ve modellerin gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemleri posta idaresi ile Gümrük Müsteşarlığınca belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili
kılınabilir”. Yurtdışına mal gönderimini kolaylaştırıcı olan bu maddenin, yurtdışına satılmış malın iadesi durumlarında karşılaşılabilecek gümrük sorunlarının çıkmaması açısından, ithalat mevzuatına da yansıtılmamış olması, sektör oyuncularıyla yapılan görüşmelerde iyileştirmeye açık bir alan olarak dile getirilmiştir.
Türkiye’de ticari ve/veya sınai faaliyette bulunan şirketlerin ürünlerinin markalaşması amacıyla gerçekleştirecekleri faaliyetler Turquality programı kapsamına alınmıştır. Bu tanımdan hareketle Türk e-ticaret şirketlerinin kendi markalarına ait ürünleri
pazarlamamaları bu firmaları kapsam dışında bırakmaktadır. Diğer taraftan, bu kuruluşların herhangi bir dış ticaret şirketi kurmaları halinde, Ekonomi Bakanlığı’nca yürütülen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) ve Pazar
Araştırması ve Pazara Giriş desteği gibi destek programlarından çalışmalarında yararlanmaları mümkün olabilmektedir. Hizmet ihracatçısı firmalar arasında sayılabilecek internet firmaları da Turquality programı kapsamında değil, ancak, benzeri
teşvik mekanizmalarını içeren Marka programı kapsamında değerlendirilebilmektedirler.
Bu tür mevzuat sıkıntıları e-ticaret şirketlerinin, ihracatı, kağıt üstünde cazip gözükse de bürokratik yükü fazla olduğu için uygulamada tercih etmemelerine yol açmaktadır.
2012 yılında çıkarılan Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticaretinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ çerçevesinde bilişim sektörüne yönelik verilen desteklere internet üzerinden sanal
ürün ve hizmet ihracatı da dahildir. Tebliğin amacı Türkiye’nin döviz kazandırıcı hizmet gelirlerinin artırılması ve hizmet sektörlerinin uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesi
için Türkiye’de yerleşik yararlanıcıların gerçekleştirdikleri faaliyetlere ilişkin giderlerin belirli bir kısmının Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’ndan (DFİF) karşılanmasına dair
usul ve esasları belirlemektir. Genel olarak bu tebliğ ülkemizin döviz kazandırıcı hizmet gelirlerini artırmak ve hizmet sektörlerinin uluslararası rekabet gücünü geliştirmek
amacıyla sağlık turizmi, bilişim, film ve eğitim sektörlerine verilen “pazara giriş”, “yurt dışı tanıtım”, “yurt dışı birim”, “belgelendirme”, “alım heyeti” ve danışmanlık desteklerini
kapsar. Bu tebliğde geçen bilişim şirketi olarak “Türkiye’de yerleşik olup yazılım, internet, bilgisayar oyunu veya mikroçip alanında faaliyet gösteren şirketi” kastedilmektedir.

Destek verilecek “film” ise “belirli bir kısmı veya tamamı Türkiye’de çekilmiş olan ve ülkemizin tanıtımına olumlu katkıda sağlayan sinema, belgesel, animasyon ve televizyon
dizisi”dir. Tebliğin bilişim sektörüne ve film sektörüne yönelik destekleri içeren maddeleri Ek-28’de yer almaktadır.

BKM EXPRESS

Standart

 

Bankalararası Kart Merkezi’nin Bankalar ve sektörün önde gelen işyerleri ile birlikte geliştirdiği BKM Express internet üzerinden yapılan kartlı ödemelerde alışveriş imkanı sunan yeni bir ödeme sistemidir. Benzerlerinden farklı olarak tüm bankaların desteği ile sunulan tek hizmettir.
İlk tanıtımı Haziran 2012 tarihinde yapılan BKM Express uygulamasının lansman kampanyası Kasım 2012 tarihinde başlamış olup iletişim çalışmaları 2013 yılı boyunca,
BKM Express çatısına eklenen yeni ürünlerin tanıtım faaliyetleriyle birlikte devam edecektir

BKM Express, kart bilgilerini girmeden kolay alışveriş yapmanın yanı sıra hızlı ve güvenli   işlem imkanı sunmaktadır. Bu yapıyla kart sahipleri tüm kredi kartlarını, banka kartlarını ve ön ödemeli kartlarını tek bir yerde bir araya getirmekte ve tek bir merkezden kontrol etmektedirler. Kart sahibi fiziki olarak kartı yanında olmasa bile internetten alışveriş yapabilmektedir. Kart sahibi BKM Express ile anlaşmalı tüm işyerlerinde alışveriş yapabilmekte, kartların sunduğu taksit ve puan avantajlarından da yararlanabilmektedir.
BKM Express ile alışveriş yapabilmek için kart sahibi BKM internet sitesine girerek belirlediği kullanıcı adı ve şifre ile BKM Express’e üye olmalı ve kullandığı kartlara ait
numaraların ilk 6 ve son 4 rakamını, güvenlik kodu ve TC Kimlik Numarası tanımlamalıdır. Her kart tanımlamasında kart sahibine bankasından SMS ile tek kullanımlık bir şifre gelir ve bu şifre ile kart kayıt işlemi tamamlanıp hemen alışverişe başlanabilir. İnternette alışveriş sırasında BKM Express ile ödemeyi tercih eden kullanıcı
adı ve şifresi ile BKM Express hesabına ulaşır ve burada tüm kartlarını ve avantajlarını bir arada görerek tercih ettiği kart ile peşin ya da taksitli işlem seçimini yapar. Alışverişin
tamamlanması yine kartın ait olduğu bankadan SMS ile gelen tek kullanımlık şifrenin girilmesiyle tamamlanır. Kart sahipleri tüm işlemlerini hem bankaların gönderdiği hesap
özetlerinden hem de BKM Express hesaplarından takip edebilir.
BKM Express, işyerlerine de müşterilerinin kart bilgilerinin tamamını almadan / saklamadan alışveriş yapmalarını sağlar. İşlemler yine mevcut Sanal POS sistemleri
üzerinden takip edilir; üye işyerlerinin operasyon yükü azalır. BKM Express’ten Sanal POS sahibi tüm işyerleri yararlanabilir.
Şubat 2013 itibariyle 10 Bankanın banka ve kredi kartı sahiplerine BKM Express : sistemine üye olma ve 66 anlaşmalı işyerinde alışveriş imkanı sunulmaktadır. Kısa
sürede 80.000 kart sahibine ulaşan BKM Express, yıl sonunda 1 milyon kart sahibini hedeflemektedir.
BKM Express uygulamasının 2013 yılında mobil platforma da taşınması ve bu sayede e-ticaret sitelerinden günün her saatinde, her yerden cep telefonu kullanılarak kolay, hızlı ve güvenli ödeme yapılmasının yanı sıra para transferi yapılmasının sağlanması
planlanmaktadır.
BKM Express’in işlerlik kazanabilmesi için hem geçerli olduğu e-ticaret site sayısının hem de kayıtlı üye sayısının artması gerekmektedir.

Payu Ödeme sistemleri

Standart
payu-ödeme-sistemleri

Pay u

Dünyanın en önemli medya ve e-ticaret markalarını bünyesinde bulunduran Naspers’ın bir iştiraki olan PayU, halen 13 ülkede faaliyet göstermektedir. Dünyada 15 binden fazla üye işyeri ile çalışan PayU, Türkiye’de operasyonlarına 2011 yılının Eylül ayında başlamıştır.
PayU, e-ticaret sitelerinin sanal POS almalarına gerek kalmadan, tek bir sözleşme ve entegrasyonla gerekli donanımı ve altyapıyı sağlayarak ödeme almalarına olanak verir.
Siteler PayU’nun sahip olduğu sanal POS’ları kullanarak ürün ve hizmetlerini kredi veya banka kartı sahiplerine sunabilmektedir. Ödeme sayfası uluslararası güvenlik standartlarına (PCI DSS ve SSL sertifikası) ve filtrelerine sahiptir.

PayU alışveriş yapanlara 6 marka (Bonus, World, Axess, Maximum, CardFinans ve AsyaCard) ile taksitli alışveriş imkanı ve anlaşmalı bankaların kredi kartlarına ödül puanı fırsatları sunmaktadır. Ayrıca banka kartı ile de alışveriş yapmak mümkündür.
PayU ile çalışan sitelerden alışveriş yapan müşterilerin PayU sistemine üye olmaları gerekmemektedir. Alışveriş esnasında ve sonrasında müşterilerin kart bilgileri tutulmamaktadır.
Aslında PayU bir nevi farklı sitelerde kullanılan sanal POS’tur. Hatta müşteriler PayU Ödeme Sistemleri altyapısını kullanan sitelerden yapacakları alışverişlerin sonrasında,
kredi kartı hesap özetlerinde “işyeri adı” kısmında, alışveriş yapılan sitenin adı yerine “PayU Ödeme Hizmetleri” ifadesini görmektedirler.
Üyelik sistemi gerektirmediği için müşterilere kullanım kolaylığı sağlamaktadır. Site yerine PayU’nun arayüzüne kredi kartı bilgileri girilmektedir. Markafoni, Zizigo gibi bilinen

bazı sitelerce alternatif ödeme aracı olarak kullanılmaktadır ancak bilinirliği henüz

düşüktür.